Birçok işveren için personel bulmak zorlayıcı bir süreç haline geldi. Ancak çoğu zaman asıl problem personel bulamamak değil, yanlış kişiyi işe almaktır.
Yanlış yapılan bir işe alım sadece boş pozisyonun dolmaması anlamına gelmez. Aynı zamanda zaman kaybına, ek maliyetlere ve ekip içindeki dengenin bozulmasına da neden olabilir.
Bu yüzden personel seçiminde amaç, süreci en hızlı tamamlamak değil; en doğru kararı vermektir.
Bazı pozisyonlarda ihtiyaç çok acil olduğu için işe alım süreci mümkün olduğunca hızlı tamamlanmak istenir.
Ancak hız, doğru değerlendirme yapılmadan alınan kararları beraberinde getirebilir.
Bir aday ilk görüşmede olumlu bir izlenim bırakabilir. Fakat bu, o kişinin pozisyona gerçekten uygun olduğu anlamına gelmez.
Doğru işe alım için adayı sadece ilk izlenime göre değil, tüm değerlendirme süreci boyunca objektif şekilde incelemek gerekir.
Deneyim elbette önemli bir kriterdir.
Ancak uzun yıllar aynı işi yapmış olmak, her zaman doğru aday olmak anlamına gelmez.
Bazı adaylar daha az deneyime sahip olmalarına rağmen;
Bu özellikler uzun vadede teknik deneyim kadar değerli olabilir.
Özgeçmiş, aday hakkında önemli bilgiler verir. Ancak yalnızca yazılı bilgilere bakarak karar vermek sağlıklı değildir.
CV’de güçlü görünen bir aday, iletişim becerileri veya çalışma disiplini açısından beklentileri karşılamayabilir.
Tam tersine, daha mütevazı bir özgeçmişe sahip bir aday, doğru yaklaşımla şirket için uzun yıllar değer üreten bir çalışana dönüşebilir.
Bu nedenle özgeçmiş, kararın tamamı değil sadece başlangıç noktası olmalıdır.
Personel seçiminde yapılan önemli hatalardan biri de pozisyonun ihtiyaçlarını tam olarak belirlememektir.
Görev tanımı net değilse;
İşe alım başlamadan önce pozisyonun amacı, sorumlulukları ve aranan temel yetkinlikler açık şekilde belirlenmelidir.
Bazı işverenler zaman kazanmak için referans araştırmasını atlayabiliyor.
Oysa referans görüşmeleri, adayın önceki çalışma düzeni, sorumluluk anlayışı ve ekip içindeki yaklaşımı hakkında önemli bilgiler sunabilir.
Tek başına belirleyici olmasa da, diğer değerlendirmelerle birlikte düşünüldüğünde daha sağlıklı karar verilmesine yardımcı olur.
Teknik yeterlilik kadar önemli olan bir diğer konu da şirket kültürüne uyumdur.
İşini çok iyi yapan bir çalışan bile ekip yapısına uyum sağlayamadığında hem kendi verimi düşebilir hem de çalışma ortamı olumsuz etkilenebilir.
Bu nedenle personel seçiminde yalnızca mesleki bilgi değil, çalışma tarzı ve iletişim becerileri de değerlendirilmelidir.
Başarılı işe alım yapan şirketlerin ortak noktası şudur:
Personel seçimini şansa bırakmazlar.
Planlı ilerleyen bir süreç oluştururlar.
Bu süreç genellikle;
gibi birbirini tamamlayan adımlardan oluşur.
Süreç standart hale geldikçe hata yapma olasılığı da önemli ölçüde azalır.